18 Ekim’deki galayla 2006 Sonbahar sezonunu acan American Ballet Theatre, New York City Center’daki gosterimlerine 5 Kasim’a kadar devam edecek. Her gece 3 gosterimin yer aldigi performanslar, bu sene izleyicileri hayal kirikligina ugratti. Star sayilabilecek sanatcilarin eksikligi bir yana, Rodeo, Sinatra Suite gibi baleden cok salon dansini animsatan hafif gosterimler butun dikkatleri Danimarkali kareograf Jorma Elo’nun Glow-Stop isimli balesinde topladi.

Kirmizi kadife elbiseleriyle balerinden cok tas bebekleri animsatan 8 dansci, Mozart’in 28. Senfonisi esliginde sahneye girdiler. Isminden de anlasilacagi uzere, bale surekli bir gosteriden cok statik ve sasirtici bir performansti. Su balesini animsatan senkronik hareketlerle dans eden 8 kisilik grup bir yanda kirmizilar icinde ‘glow’ ededursun; onlara tam zitlik yaratacak sekilde modern hareketler yapan, hatta baleden cok bir pandomim gosterisini animsatan cift, bu surekliligi kesmeye ve bolmeye yetti. Kugu vucutlarla bir hikaye anlatmaya calisan figurlerden cok, sahnede birbirinin gosterisini bolen; seyircinin ilgisini calmaya calisan danscilar muzigin verdigi buyuyle eklektik bir estetigi yakalamislardi. 2. bolumde Philip Glass’in “Tirol” Piano Concertosunun yavasligiyla salinan danscilar, American Ballet Theatre’in bireysel starlari olarak degil, bir grup halinde parildadilar.

Jorma Elo’ya gelince, asil Boston Ballet’nin kareografi olan Elo, Village Voice gazetesinin degisiyle bu aralar ‘HOT!’ Sadece bu sezon 7 bale sahneleyecek olan kareograf, 2 sene oncesine kadar Nederlans Dans Tiyatrosu’nda aktif bir baletti. Elo’nun danscilari da onunla calisan herkes gibi tarzini cok farkli buluyorlar; Julia Kent, Elo’nun hareket dagarciginin kendi hafizasinda kayitli olmadigini soyluyor. Farkli diline ragmen Elo, izleyiciye en bastan ne istediyse onu gosterebiliyor; iste Glow-Stop icin kendi soyledikleri:

” I’m just trying to ask some questions in each piece. In this one I’m interested in pauses: how do you go from speed to a stop? Can you expand time in those breaks? Now that the material is set, it’s up to the dancers and me to make that kind of magic.” —NY Times, 15 Ekim 2006