photography


Please visit the artist’s portfolio for originals.

Happy Sunday !


The camera makes you forget you’re there. It’s not like you are hiding but you forget, you are just looking so much.

When I take a picture I take 10 percent of what I see.

Annie Leibovitz


Leibovitz, gecen hafta Vogue dergisi icin Angelina Jolie’yi pilotculuk oynarken, bir hafta once de Vanity Fair icin Tom Cruise ve korunma altindaki cekirdek ailesini fotografladi. Su ana kadar ‘unlu’ denilebilecek herkesi cekmis, Newsweek tarafindan ‘kulturumuzun fotografcisi’ olarak degerlendirilen Leibovitz, kariyerine Rolling Stones dergisi icin Grace Slick’i cekerek basladi. Fakat Annie, NY’ta telefonunu elinden dusurmeyen gay designerlar veya ‘fancy’ restoranlara uye olan bir eli havada New Yorker gazetecilerden degil; kendisi herhangi bir unlu fotografcisindan cok bir roportajci. Saatler, hatta gunler suren hazirlik suresiyle unlu sanatcinin egitim gecmisi de bu ozelligini kanitlar bicimde. San Francisco Art Institute’de kisisel roportaj uzerine egitim goren Leibovitz’in yaptigi isi, portre uzerinden kendi bakisini sunmak olarak degerlendiriyor ve devam ediyor; ‘in a portrait, you have room to have a point of view and to be conceptual with a picture. The image may not be literally what’s going on, but it’s representative.’

Gazetecilik ve roportaj uzerinden gelen bir gecmis, Annie Leibovitz’in populer kulturle arasindaki mesafeyi nasil koruyabildigini acikliyor. Hollywood starlarinin gorkemli yasantisi ya da donuk anlar silsilesi degil, daha cok hayatin unlusu, unsuzu icin de ayni olan hareketi Leibovitz’in yarattigi. Hayata verdigi oncelik sayesinde Scarlett Johansson’i cektigi ustalikla Sarajevo’daki katliami da abartisiz ama gercekci cekebilmis.

Post-modern zamanlarda hayat tek kisilik, denilse de tum basari hikayelerine bakildiginda paylasim ve bu paylasim sonucu gelisme gormek mumkun. Leibovitz’in ‘yarim elma’si ise bir fotograf cekimi sirasinda tanistigi Susan Sontag. Fotograf ve sanat uzerine rafine edilmis bir durusu olan Sontag icin Leibovitz, ‘she thought I was good — and that I could be better. And I wanted to be a better photographer. She sort of raised the bar and made me feel I needed to take control… She was so entrenched in life, I couldn’t keep up with her. She was just bigger than everything,’ diyor. Sontag ve Leibovitz 1999 yilinda Leibovitz’in fotograflarindan ve Sontag’in giris yazisindan olusan Women isimli kitabi cikarmislardi.

2004’te Sontag’in olumunun ardindan babasini da kaybeden Leibovitz, insan psikolojisi bu, ‘hayatinin gozunun onunden bir film seridi gibi gecmesi’ sendromuna daliyor. Hayat boyu yaptigi isleri toplayip, bu sefer kendi ozel fotograflarini da koyarak, A Photographer’s Life isimli kitabi hazirliyor. Kitap 3 Ekim 2006’da piyasaya cikacak, su anda amazon.com fiyati $45.00. Kitaptaki fotograflarin cogu, dunya turu oncesi Brooklyn Museum, NY’ta 20 Ekim – 21 Ocak 2007 tarihlerinde sergilenecek.